10/12/2017

insan en çok ne zaman insan olur?

Beraber yaşayabileceği biriyle değil, onsuz yaşayamayacağı biriyle kendini tamamladığı zaman? olabilir mi? evet olabilir. Arınır.dinlenir. sakinleşir. Diğer herşey laf-ı gûzahtır. Beraber yaşayabilme ihtimalleri ve halleri uzerine yıllar geçirmek insanları yaprak gibi ordan oraya taşıyan en büyük dramların kilometre taşıdır. Hayatlar ihtimaller üzerine değil, bütün kıyaslardan uzak, sadece anlamlar üzerine kurulduğunda ruha sahiptir..

en son dinledim de yazdım??


10/11/2017

kendime not:
iş yormaz, insanlar yorar.

kendime not 2:
herkesi mutlu etmeye çalışma. edemezsin ve sadece kendin mutsuz olursun.

10/06/2017

sana sürekli hayal kur, bak ne güzel diyen adam bi gün hayal kurma derse ne dersiniz?

sahi hakikaten ne dersiniz?

...

evet.

9/24/2017

ağrı

başımım ağrıdıği oldu. dişimin ağrıdıgı.. hatta böbreğimi üşüttüğüm..

fakat içimde kadinlara özgü belki de, belki sadece karınla apandisitle ilgili, yerini bile tam olarak bilemediğim bir yerlerde birşeyler 24 saattir öyle ağrıyor ki.. sürekli içimden Allah korusun diyorum. Allah korusun. Annem olsa ağlar. ateşim çıkıyor durduk.yere, ne var diyorum ya. içimde ne var.. bişey mi patladı.. lutfen sabaha geçmiş olsun. nolur.. korkuyorum. söz veriyorum daha iyi bi insan olmak için ne lazımsa onu yaparım. ihtiyacı olan birisine ayakkabı alırım. bişeyler yaparım. yalvarırım geçsin. kıyafetlerim var yarina giyilecek. bu böyle kalmasın.. geçsin ağrı.

9/23/2017

çok kızıyorum
çok üzülüyorum
çok seviyorum!
...


9/20/2017

Bu saatte yazıyorum sevgili günlük görünümlü blog... senden de özür dilerim, kapağına başlığına niş/rafine girişine fln aldırmadan baya baya günlük muamelesi yapıyorum ki açtığım günlerde diyordum ki teknoloji üssü yapıcam, silikon vadisinin Türkiye şubesi olacak vs... olamadın. benim hayatım da senin kariyerin önündeki engellerden biri olabilir tabi... gün geldi senin kafana vurdum, gün geldi bağrış çağrışlarimın sessiz şahitliğini susup kelimeleri hapsetmek zorunda kaldın, müslüm gürses'e katlandın, bergen'le tanıştın, bon jovi'nin It's my life'iyla coştun... seninle ilan ettim, seninle üzgünüm dedim, seninle affediyorum dedim seninle affetmiyorum dedim... yani demem o ki sen beni bi 3-4 yıldır çekiyorsun. Istanbul hayatimi da biliyorsun. Daha 2-3 hafta once istanbulda yaşanır mı yaaee die oturup mutfak masasinda yandan geçen yolun tem mi e-5 mi olduğunu tartişmadik mi senle... ev kiralarından şikayet etmedim mi. babam hastalanmış bişey yap demedim mi? hepsini dedim. Bu bir bileşke. sen benim içimdekileri yazıp tutup kimseye söylemezsen ben de sana iyi davranır ve Ocak'a kadar belki daha inivatif hedefler koyarım. Mutlu olursun sen de. Hayatta herşey karşılıklı değil mi? ya da herseyin bi bedeli yok mu? senin domain ve hosting olayını ödemesem ben de mesela, öle poposunu görmüş kedi gibi sokakta kalabilirsin kış günü...
(Şaka yapıyorum, sana öle bişey yapmam)
Bu akşam sanırım sana ayırmak istedim. Fotoğraflar aradım koymak için. Ve şu anda eski fotoğraflarıma doğru gidiyorum. Evet ben de kendini hiç beğenmeme, degersiz hissetme günlerindeyim. Bunu da cekiyorsun. Belki de hormonal bişeydir (literaturde böle bişi var mı acaba) Kendini 0 beğenmeden ötürü de yeni fotoğraflarimin hicbirisi güzel değil sanki, eskiler de değil. ben değilim işte😊

ve dunyanın en çirkin hisseden kadini olarak ben şimdi bu kadar yazıyı çok alakasız bir sonla bitirmek.istiyorum. Aşk ďört harftir...





9/18/2017

bana okuduğum kitapların en güzelini sorarsanız durmaksızın söylerim. Annemdir.
Ve yazarı babam...